YAZARLAR

İbrahim Güler

Sertaç Tok

Sedat Eryürek

Ali Farsak

Hasan Doğan

 

Asmmmo TV
Asmmmo Cafe
Asmmmo Enstitü

Luca
   
 Muhasebenin Kitabını Muhasebeci Yazar.
 
 Sertaç TOK
Asmmmo
Yönetim Kurulu Üyesi
 

Muhasebe ve Denetime Genel Bakış

Türkiye’de bugünkü muhasebe uygulaması Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile başlamıştır. Muhasebe ve Denetim Mesleğinin ,yasal dayanağa kavuşma çabaları ve kaderi 1932 senesinde ilk meslek yasası tasarısı , bakanlıklar arasında gidip geldikten sonra Maliye Bakanlığı'nın arşivinde kaybolmuştur.

Muhasebe ve Denetim Mesleğinde Kanunlaşmasın da Avukatların Tepkisi;

1938 yılında çıkarılan Avukatlık Kanunu ile birlikte "Hesap Mütehassıslığı Kanun Tasarısı" da hükümet tarafından hazırlanmış, ancak tasarı, muhasebe mesleği mensuplarının ,müşterilerini yargı önünde temsil etme hakkına sahip olmasıyla ilgili bir madde içerdiği için, büyük çoğunluğu avukatlardan oluşan T.B.M.M. deki şiddetli karşı çıkmalar sonucu , daha tasarı aşamasında geri çekilmiştir.

Muhasebeciye Neden İhtiyaç Doğmuştur

1950 yılında yapılan büyük vergi reformu ile birlikte Maliye Bakanlığı ilk Vergi Usül Kanunu ile Gelir ve Kurumlar Vergisi tasarılarını hazırlamış, ancak bu kanunlar, vergi denetimi amacıyla uzmanlardan yararlanma ihtiyacını ve uzman muhasebeciye olan talebi doğurmuştur.

Ticari işlemler de Uygunluk Denetimi Mahkemelere Verilmesi

1937’de çıkarılan Türk Ticaret Kanununun 1956’daki tashihi ve Türkçeleştirilmesi sırasında, muhasebe mesleğinin gelişimi için doğan bir fırsat daha , kanunun ticari işlemlerin kanuna uygunluğunun denetlenmesinde muhasebe mesleği yerine mahkemeleri tanıması ile kaçırılmıştır.

Muhasebe ve Denetim Sadece Vergi Denetimi Boyutun Değerlendirilmesi

 Türkiye'de muhasebe mesleğinin yasal dayanağa kavuşmasının gecikmesinin sebeplerinden birisi de, kanunlaşma sürecinin tamamı ile Maliye Bakanlığının kontrolüne bırakılmış olması ve muhasebe mesleğinin gerçekte sadece bir bölümünü oluşturan "Vergi Denetimi" boyutunda değerlendirilmiş olmasıdır.

KİT’lerin Muhasebe ve Denetim Savaşı

 1938'lerde KİT'lerin, vergi bildirimlerinin ve  denetimi gibi sorunlara hep değişik çözümler bulmak istemesi muhasebe ve denetim mesleğinin bir bütünlük içerisinde gelişimini engellemiştir. Böylece farklı isimlerle çağrılan muhasebe ve denetim , aslında yaptıkları iş aynı olan bir çok sözde uzmanlık alanı doğmasına sebep olmuştur. Tek bir "Muhasebe Uzmanlığı Mesleği" ve yasal dayanağının gelişmesindeki en büyük engel bu durumdur.

Muhasebe de Denetim Biçimleri Nasıl Oluştu ?

Türkiye de zaman içerisinde devlet yatırımlarının yanında özel kesim yatırımlarının her geçen yıl büyümesi ve gelişmesiyle, Halka açık işletmeler için bağımsız dış denetim düzeninin oluşturulması , Muhasebe Mesleğinin daha yasal dayanağa kavuşmasından önce Sermaye Piyasası Kurulu ile gerçekleşmiş (1982), özel sektörün ve bunların halka açıklanması zorunlu finansal bilgilerinin denetlenmesi ihtiyacı, meslek kanununun (1989) çıkmasını izleyen yıllarda hız kazanmıştır. Ancak bu gelişme de;

-Bağımsız Dış Denetim (Halka Açık Şirketlerin SPK Denetimi),

-Vergi Denetimi ,

-Özel Şirketlerin Denetimi

denetim biçimlerinin oluşmasına neden olmuştur. Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi Anonim Şirketlerin dönem sonlarında bilanço, gelir tablosu ve denetim raporlarını yazılı basında ve web sitelerinde yayımlamak zorundadırlar. Denetim işlevini yapacak olan organlar, denetim işlevi hakkında Sermaye Piyasası Kurulu’nca düzenlemeler yapılmış ve Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi Anonim Şirketlerin sözü edilen hesap planına uymaları önerilmiştir. Henüz bir meslek yasası olmayan, muhasebe mesleğini ve muhasebe denetimini serbest meslek faaliyeti içinde yapan muhasebecilerin bir meslek yasası şemsiyesi altında örgütlenmesini zorunlu hale getirmiştir.

Muhasebecilerin Mesleğe Katkısı ve Muhasebe Kongreleri

"Türkiye Muhasebe Kongreleri"nin, ülkemizde muhasebe mesleğinin gelişmesi üzerinde önemli etkileri olmuştur. "Serbest Hesap Uzmanı", "Mali Müşavir", "Muhasebe Uzmanı" gibi ünvanlarla muhasebe alanında serbest meslek faaliyeti yapan muhasebeciler, bir araya gelerek, muhasebe mesleğinin sorunlarını tartışmışlardır. önceleri, birbiriyle anlaşmazlıklar içinde bulunan bu grupların, Kongre'lerde muhasebe  mesleğinin geleceği üzerinde çalışmaya ve tartışmaya başlamaları, ülkemizde muhasebe mesleğinin uygun gelişmesini isteyenlerin, bu gelişmelere yaptıkları en önemli katkıdır.

Mesleğin Tek Şemsiye Altında Birleşmesi TÜRMOB

12 Eylül 1980 tarihinde işbaşına gelen yönetim, iktisadî politika yönünden 24 Ocak Kararlarını benimsediğini ve bunun uygulanmasına devam edileceğini açıkça belirtmiştir. Nitekim, parlamento tarafından bir türlü ele alınamayan değişikliklerin gerçekleştirilmesi olmuştur.

Vergi kanunlarında yapılan değişiklikleri şöyle sıralayabiliriz;

 - 1981-82’de peşin vergi uygulamasına geçildi.

- 1983’te hayat standardı temeline dayalı asgarî bir vergi ödeme zorunluluğu getirildi. 

- 1985 yılı başında yürürlüğe konulan Katma Değer Vergisi gerçek bir vergi reformu niteliğindedir. 

- 1986-88 arası bir başka peşin vergi ödeme sistemi olan “dahilî tevkifat” sistemi uygulandı.

- 1989’dan sonra aynı vergi politikası “geçici vergi” adıyla devam ettirildi.

- 1989  KDV toplayan ücretlilere vergi iadesi verilmeye başlandı.

 - yazar kasa uygulamasının başlatılması vergi toplanmasının tabana yayılmasına katkıda bulundu.

Vergi kanunlarında yapılan köklü değişmeler karşısında muhasebe ve denetim mesleği artık kaçınılmaz bir ihtiyaç haline gelmişti. Nitekim VUK’ nun 141. maddesine ek bir madde ve geçici 14. maddeleriyle alelacele “Yeminli Mali Müşavirlik” adıyla 4 Aralık 1985 tarihli, 3239 sayılı kanunla mesleği yasal bir nitelik kazandırılmaya çalışılmıştır. Ancak mesleğin bu şekilde yasalaşması çeşitli eleştirilere neden olmuş ve nihayet 01.06.1989 tarihli ve 3568 sayılı meslek kanununun yürürlüğe girmesiyle yeni bir dönem açılmış 19.06.1989 tarihli ve 20194 sayılı Resmi Gazete 'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu", mesleğin yasal kurallara ve örgütlere kavuşmasını sağlamış büyük bir reform kanunudur.

 

Muhasebe ve Denetim Mesleğinin ,Yasal Dayanağa Kavuşma Çabaları Sonuç Verdi

1932'de maliye bakanlığı arşivinde kaybolma serüveni ile başlayan ve uzun  çalışmalardan sonra çıkan bu kanunda her birimiz birçok eleştirilecek eksiklikler olsa da, Mali konu da yapılmış en önemli reformlardan biridir. 2012 de sayımız 90 bine yaklaşan örgütlü meslek mensupları,

MESLEK MENSUPLARI DAĞILIM DURUMU TABLOSU

 ÜNVAN             SM         SMMM     YMM        TOPLAM

                           13,312      70,534    3,961          87,807

 

"Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği " (TÜRMOB) önderliğinde, ülkemizi Dünya nın kabul gördüğü uluslararası muhasebe standart ve uygulamalarına kavuşturarak eğitimlerine devam etmiştir.

 Muhasebe Mesleğimiz Maliye Bakanlığı'nın Ağır Etkisi ve Yönetimi Altındadır.

Son yılların hızlı gelişmesine karşın, meslek kanununun uzun sürede iyileştirilmesi gereği vardır. Özellikle belirtilmelidir ki,

- 3568 Sayılı Meslek Kanunu gereğince mesleğimiz Maliye Bakanlığı'nın ağır etkisi ve yönetimi altındadır.

- Meslekle ilgili kararlar alırken ve tebliğ çıkarırken Maliye Bakanlığı, TÜRMOB 'un görüşüne başvurma ihtiyacı bile duymamaktadır.

- Maliye Bakanlığı mesleğin kaderini, meslek kuruluşlarına terk etmek niyetinde değildir.

- Maliye Bakanlığının bu konudaki tebliğleri 3568 ve 4008 sayılı kanunlara aykırı hükümler taşımıştır.

Gelecek zaman içinde işletmelerimizin çalıştırdığı işçi sayısı, sahip olduğu sermaye, yaptığı yıllık satış geliri gibi büyüklük ölçüleriyle saptanacak büyük işletmelerle ilgili finansal bilgilerin muhasebe uzmanlarınca denetlenmesine büyük ihtiyaç vardır ve ülkemizin sağlıklı ekonomik gelişmesini sağlayabilmek için bu ihtiyaç kuşkusuz karşılanacaktır. Böyle bir gelişme, mesleğin tekleştirilmesine, tasdik yetkisine sahip uzmanlar sayısının artmasına ve uzmanların en üstün meslek standartlarına göre yetiştirilmesine büyük bir gereksinim yaratacaktır.

 

3568 Sayılı Meslek Kanunu'nun Aşağıdaki Biçimde Değiştirilmesi Gerekmektedir

 Mesleği üç bölüme ayıran 3568 sayılı Kanun, meslekte birliği sağlayacak biçimde değiştirilmeli, kanunun hemen tüm maddelerine yansıyan bu üçlü bölümleme, kanundan çıkarılmalıdır:

- Serbest Muhasebecilik,  kanundan çıkarılmalı ve bu tür muhasebecilerin eğitimi ve denetlenmesi mesleğin kendi mensuplarına ve örgütlerine bırakılmalıdır.

- SMMM ve YMM ünvanları değiştirilmeli ve meslek mensuplarının "Muhasebe Uzmanlığı" gibi daha geniş anlamlı bir ünvan altında toplanması sağlanmalıdır.

- SMMM ve YMM gibi meslek sınıflamaları kaldırılmalı, bu iki sınıf muhasebeci, tek ünvan ve üstün standartlı tek bir meslek ve tek ildeki odalarda birleşmelidirler.

- Tek sınıfta birleşecek meslek mensupları, aynı kurallara göre eğitilip yetiştirilmeli ve kendi mesleki organlarınca denetlenmelidir.

- Kanunun metnindeki staj ve sınava sayılan hizmetler ve Maliye Müfettişliği, Hesap Uzmanlığı, Öğretim Üyeliği gibi başka mesleklerde kazanılan deneyimlerin, bu meslekte hak sahibi olmayı sağlayan bağışıklıkları kaldırılmalıdır.

Bu kanun değişikliklerinin yapılması kuşkusuz zaman alacaktır. Ancak bu amaçlarla uzun süreli bir çalışma ısrarla sürdürülebilirse, bu amaçlara ulaşmak mümkün olabilir. Değişiklikler yapılıncaya kadar YMM ve SMMM Odaları, illerde ve TÜRMOB içinde bu amaçları göz önünde bulundurarak çalışmalıdırlar.

Meslek Odaları Çatısı Altında Oda Enstitüleri Kurulmalıdır

Meslek Odaları Çatısı altında kurulan ve ya kurulacak olan oda enstitü çalışmaları, üyeleri tarafından daha çok desteklenmelidir. Enstitü, meslek içi eğitimlerle meslekte uzmanlaşma, meslek mensupları arasında bilimsel araştırmalar yapmak, yarı resmi kuruluşlar olan Odalar ve Birlik arasında dayanışmayı sağlamak ve mesleğin iyileştirilmesini sağlayacak araştırmaları örgütlemek amacıyla çalışmalarını sürdürmelidir. 3568 sayılı Kanun henüz 22 yaşındadır ve yukarıda belirtildiği gibi önemli eksikleri vardır. TÜRMOB ve Odalar da bu amaçla çalışmalar yapabilirler, ancak enstitü' nün çalışmalarının daha tarafsız ve yararlı olacağı kabul edilmelidir.

TÜRMOB Kamu Gözetim ve Muhasebe Denetim Kurumunda Yapılanmalı

TÜRMOB ‘un Kanun Hükmünde Kararnameye göre kurulacak bu kurumun hayata geçip, faaliyetlerini sürdürürken işbirliği içinde olması muhasebe ve denetim mesleği açısın dan tarihi bir durum ve kaçınılmazdır. Şöyleki;

- Türkiye Muhasebe Standartlarının oluşturulmasında,

- Denetim yetkisi ile yetkilendirilecek serbest muhasebeci mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlerin kamuoyuna ilanında,

-Yeni yetkilendirilecek SMMM ve YMM’lerin kuruluşlarının denetim,  gözetim, disiplin, iptal ve askıya alınma işlemlerinde,

- Meslek mensubumuza yönelik lisanslama, tescil, soruşturma, kalite güvence sistemlerinin oluşturulması,

-Etik kuralların belirlenmesinde,

- ikincil düzenlemelerin yapılandırılmasında kanun hükmünde kararnamenin 9. maddesini konu alan görev ve yetkiler açısından bu kurumla birlikte işbirliği içerisinde olması mesleğin uluslar ararsı bir standarda ulaşabilmesi ve mesleğin tekniğinin gelişimi açısından  gerekmektedir. Çünkü Muhasebe mesleği gücünü kendi mensuplarından alır.

Muhasebe Mesleği Bağımsız Denetçisini Arıyor

TÜRMOB’un Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun bir mesleki kariyer Kurumu olarak örgütlenmesi için bu Kurumun içerisinde yeterli sayıda serbest muhasebeci mali müşavir ile yeterli sayıda yeminli mali müşavir unvanlı üyelerimizin yer alabilmesi için girişimlerde bulunması gerekiyor. Kanun Hükmünde Kararname ile öne çıkan bu kurumun Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu olduğu ve TÜRMOB’un da bu kurumla uyumlu çalışması gerektiği gereği ortaya çıkıyor. Bu değerlendirmeler ışığında muhasebe mesleği bağımsız denetçisini ararken TÜRMOB sesleniyor muhasebe de  “eğitim de denetim de bizim işimiz dir.” Uluslararası saygınlığının sürdürülebilmesi için mesleğin kendi mensuplarının ve mesleki örgütlerinin denetim ve kontrolüne verilmesi gerekmektedir.

Gelecekte daha büyük başarılar  bizi bekliyor, Çünkü “ muhasebenin kitabını muhasebeci yazar” saygılarla.

Yararlanılan Kaynaklar:

1-      Doç. Dr. Peyami Çarıkçıoğlu - Türkiye’de Muhasebe Denetimin Gelişimi

2-      Prof. Dr. Mustafa A. Aysan-  Türkiye’de Muhasebenin Gelişimi

3-      Balıkesir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Erdoğan Avder - Geçmişten Günümüze Muhasebe Mesleği